Genel Müdür'ün Mesajı

Türkiye’nin Köklü Çınarı

2012 yılı Avrupa ülkelerinde ekonomik sorunların giderilmeye çalışıldığı ve bazı Avrupa ülkelerinde yeni ekonomik sorunların da ortaya çıktığı, Arap ülkelerinde ise siyasi reformlarla birlikte büyük toplumsal değişimlerin yaşandığı bir yıl oldu. Bu tür gelişmeler sonucu ortaya çıkan konjonktür bize dünyada ekonomilerin giderek birbirine daha da bağımlı olduğunu göstermiş oldu. Nitekim bazı gelişmiş bölgelerde görünen yavaşlamaların diğer bölgeleri de çok hızlı bir şekilde etkileyebilme gücüne tanıklık etmiş bulunmaktayız. Demografik yapıları dinamik ve güçlü olan, teknolojiyi kullanma kabiliyeti hızlı olan ülkelerin ise daha hızlı geliştiğini gözlemlediğimizi belirtebiliriz.

Dünyada büyük ekonomilerde yaşanan sorunlar 2012 yılında iyileşme çabaları gösterse de genel anlamda bir yavaşlama yaşandı ve bu da dış ticarete odaklı ülkeleri önemli ölçüde etkiledi.

Türkiye olarak zenginleşen beşeri sermayemiz, istikrarlı büyüme politikalarımız ve siyasi yapımız projelerimizde bizlere güven verdi ve bu güven yeni iş kolları, projeler geliştirmemizde ve mevcut projelerimizi iyileştirmede etkili oldu. 2012 yılı Türkiye açısından dış ekonomilerdeki yavaşlamaya bağlı olarak hedeflerin revize edildiği ama yine de büyüme oranımızın diğer büyük ekonomilerinin üzerinde olduğu ve rakip ekonomilere yakın büyüme oranlarının yakalandığı bir yıl oldu. Global ekonomilerdeki gelişmelere baktığımızda Türkiye olarak 2012 yılı performansımızın başarılı olduğunu söyleyebiliriz. 2011 yılında olduğu gibi 2012’de de Türkiye’nin uzun yıllardır örnek aldığı ülkelere örnek teşkil etmeye başladığını söyleyebiliriz.

Küresel arenada her geçen yıl daha fazla Türk markası görmemiz ve yurtdışında faaliyet gösteren Türk şirketlerinin sayısının sürekli artması şirketlerimizin kurumsallaşma çabalarının sonucudur. Hükümetin istikrarı, yeni çıkaracağı yasalar ve iyileştirme politikaları özellikle orta ölçekli şirketlerimizin kurumsallaşmasında büyük rol oynayacak, bu da sürdürülebilir büyüme hedefleri koymamızı, katma değeri yüksek ürünler geliştirmemizi ve fark yaratacak yeniliklere odaklanmamızı sağlayacaktır. Tüm bu sonuçlar ise makroekonomik gelişmemizde itici faktör olacaktır. Cari açığımızı azaltıcı tedbirlerin büyük bir cesaret ile alınması ve tedbirlerin arkasında durularak uygulamaya konulması hükümetin en büyük önceliği olmalıdır.

Türk ticaret hayatında gerekli yasaların çıkarılması ve tedbirlerin alınması sonucunda ben 2013 yılının Türkiye açısından daha olumlu geçeceğine bütün kalbimle inanıyorum.

Küresel marka olma yolunda sürekli yenilik, kalite ve değişim anlayışıyla çalışan değerli mesai arkadaşlarımız, hissedarlarımız, bayilerimiz ve tedarikçilerimiz ile önümüzdeki dönemde de yeni başarılara imza atacağımıza olan inancımı belirtmek isterim.

2013 yılında da değişime açık olmak, fark yaratmak için yenilikçiliğin peşinden koşmak kurumsal yapımızın değişmez felsefesi olacaktır. Geçmişte olduğu gibi kurumsal değerlerimiz çerçevesinde çalışmalarımıza devam ederek; şeffaf, değer yaratan, yenilikçi, katılımcı ve sorumlu olma felsefemizden hareketle belirlediğimiz hedeflerimize ulaşarak ‘Türkiye’nin Köklü Çınar’ı olmaya devam edeceğiz.

BİMSAN
Genel Müdürü
Yılmaz KAVLAK